Belki: Bu aslında pek de takmadığımız, bir fikrimiz aynı diye bizi yöneten şeyler. Ayıp olmaz benim bunu dile getirmem sanırım çünkü bence küfredenler küfürün içeriğini fiile dökenlerden daha masumdur hep. Yani birileri bunu yaparken utanmıyorsa, kusura da bakılmaz umarım. Ocaklar, dernekler, gençlik kolları ve bunlara benzeyen emir-komuta zinciri barındıran kurumlar. Bu kurumlardan ayrıca içimize işleyen demokratlık, şeriatçilik, kaptalistlik de dahil bu ihtimale. Misal adalet dağıtan bir kadı olmak istesen de Türkiye'de yaşıyorsun. Ne yapabilirsin ki? Olmayan adalet sistemi mi, olmayan asıl fikrin temeli şeriat mi eksikliğini hissettirip amacını yerle bir eder? Farz-ı misal tabii ki ama bi yafta hazırladıysan şimdi "şeriatçilik" le ilgili bana karşı; bu da bu konuyla ilintili. Araştırıp edinmediğin, paket olarak alıp içini bilmediğin bir sistem, o meşhur demokrasi dedi ki sana; şeriat eski bir sistem ve zaten uyumsuz da bize. İnan komik, salakça bir yaftalamadan daha çok komik bir yaftalma olur çünkü senin amacın beni dinlemekken asıl gereken beni idrak etmenken sen gidip demokrasinin sana koyduğu sınıra takıldın. Peki konumuza dönelim; hangi amacımıza bu iplemediğimiz ama bariz etkisinde olduğumuz sistemleşmiş soyut kurumlar izin verir? Neden böyle olduğunu bilmemenin sebebi, bu cehaleti doğuran annelerle amaçlarının kaosu olamaz mı? İndigo vicdani red hakkında parça yapmak istediğinde salt amacı barıştı ama onu durdurmaya çalışan sistem vatan haini ilan etti. Asıl amacın yada diğer amaçların ne bilmiyorum, senin de bilmedigini sanıyorum hatta. En iyi ihtimal bunu okuyacak kadar amacından saptırıp seni bu hale koyan bu tıkır tıkır çalışan hayali kurumlar olabilir.
Kuvvetli İhtimal: Fiil etmek, eyleme dökmek istiyoruz. Nasıl yapacağımızı bilmiyoruz sadece. Deli bir istek var; almak gibi, gitmek gibi, yapmak gibi fakat nasıl ya da ne? Tutarsızlığın temeli de bu cahillikten değil mi? Kaç milyon kişiz "ülkemi seviyorum" diyebilen? Peki kaç bin hatta kaç yüz kişiyiz ülkesi için ciddi fedakarlıkta bulunan. Tabi ki her insanın bi öncelik listesi de var. Hekes ülkesini sever belki ama kimisi de ailesine daha çok önem verir yada kimisi para edinmek ister kazanmış olmayı bile önemsemeden. Ama öyle bile olsa düşünsene kaç yaşam sebebi çıkabilir ki? Varsay ki bin tane; eee nerede vatanı için göz karartan yüz bin kişi? Ben söyleyim yarısından çoğu üniversitede yüksek lisans yada polislik askerlik yapıyor ve şu an, vatanı milleti sakaryayı düşünmekten çok kira parasını düşünüyor, kira ödemek için çalıştığı işteki birini takıyor kafasına, ailesi var düşünülecekler listesinde, sevdiği insanlar belki sevdiği bir erkek ya da kız var. Hedeften saptıran, meşgul eden şeyler, hedef seçilen şeylerden, hedef seçenlerin katı kadar fazla. Buna yazacağım başlığı belirleyememe ve başlığı geniş tutma sebebim de buydu; bu, içimizdeki aksimiz, bizim asıl düşmanımız yani, yani biziz aslında.
Kesin: İnan bilmiyorum.






0 Cevap