Cahilmişim.
Eskisinden farklıymışım gibi yazdığım her şey bunu gösteriyor. O yüzden, yine cahilim. Cehaletim üzerine tespitlerimi yazıyorum, kısmen doğru, ama gerçek yine yok. Bugün
de cahilim. Sanıyordum ki ben bir şeyleri değiştirirsem yaşadıklarıma sebep
olan diğer paydaşlar da farklı yaklaşır. Mesela kızarak anlatırsam suçlu
hissederler diye “lan’lı lun’lu” cümleler kurmuşum. İncelik göstermiş şiirler
yazmışım. Kendimi haklı göstermek için lehime ne varsa onları yazmışım yahut
aleyhime olanları yazıp özür dilemişim. Şimdi ise yaptıklarımı yazıyorum. Hala
cahil sayılırım. Ay ve Güneş tutulmalarının bilimsel tespiti yapılmadan önce
insanların bu olayları Tanrı’nın gazabı sanması gibi; bakmışım ama görmemişim.
Dünya’ya düz görünce tepsidir, eğiklik görünce kubbedir demişim. Şimdi ise
Dünya üzerine yaptığım yanlış
Gerçek
olan gizlidir çünkü. Gerçekliği bilmek; bir medenin keşfini, maden ocağının
araştırılmasını, ocağın kazılmasını, madenin çıkarılmasını, temizlenmesini, işlenmesini
ve edinilmesini içerir çünkü. Bir fikir madenin ilk keşfidir başta, kitap ve
gönüller maden ocağıdır, okumak ve süzgeçten geçirmek kazıdır, ortaya
çıkarılır, savunulur, edindirilir ve gerçek bilinir. Meşakkatli bir iştir
anlayacağın. Konuya hiç dönesim gelmiyor, konu benim davranışım olunca ama bu
öz eleştirileri yapamazsam öz gerçeğimi bulamam. Öz gerçeğimi ise yaptıklarımın
maden ocağından, gönlümle kazıp, tam ortaya bırakmam gerekir ki gerçeği insanlar
görsün, insanlar sizi size anlatır. Hem ilmimi de görmem gerek bu sayede, ilim
insanın ta meni iken bildikleridir. Bir
araba olduğumu ve sevmenin de tekerleklerim olduğunu düşünürsek; çok hızlı
gittiğimde (çok sevdiğimde) “işte aksine dönüyor gibi görünüyor, sanırım haddinden
çok sevdim ve nefret oldu” diyemem. İşbu araba kaç beygirdir, ne yakar, ne
kadar hız yapar, nasıl yapar, hedefi neresidir ve nerden yola çıkmıştır gibi
sorularım var üzerimde. En önemlisi ise doğru yolu bulmaktır.
Fıtrat ile sevmek (hızlı gitmek),
sebebiyle sonucuyla irdelemeyi gerektirir. Ne kadar hızlı gidersem o teker
aksine döner gibi gözükür, kaç km/saat hız yaparsam ceza alırım bilemem. Bir arabaysam
hız yapmak fıtratımda vardır, yapılış amacımda vardır bu. Sevmenin
yaradılışımda olduğu gibi. Bir pist olur, trafiğe kapatırlar yolumu işte o
zaman güvenle döner de dönerim ama legali yoksa da illegali olur illaki bir
insan fıtratının. İllegal şeylerin ilk savunmasıdır bu. Evlilik sevginin membaıdır
fakat bekarların gönlüne taş bırakamaz bir kitap. Bıraksa bıraksa sevenin
etrafına dert bırakır ki o da “bunu nasıl legalleştiririz” olur. Kim desin ki
günahlar imanı ölçer, kim demiş içki içen zındıktır? Günahlar da insan için,
ölüm de ve fakat çözüm de. Haddine hukukuna gem vuramazsın bir volkanın. Volkan
patlar ve etrafında ev varsa zarar gelmemesi için tahliye edersin. Volkan
patlarken kapıyı bacayı kilitlemektir ileri giden arabanın tekerindeki aksini
görmek. Ben insan olarak fıtratımın gereklerini yerine getirir ve severim.
Allah’ın insana verdiği tedbiri ise ailedir. Aile de kime sorarsan sor mukaddestir.
Aynı olduğumu kabul ediyorum
cahil kalmamak adına ve “artık cahil değilim” de diyemem, yine cahil kalmamak
adına zira bilgelik de cahillik de insanın öz ilmine bağlıdır, değişmez. Bütün
yazdıklarım, bu da dahil, benim aciz ilmim kadardı. İlim ise matematik,
biyoloji değil ahlaktır önce. Öyle ki matematik, biyoloji, kimya ve fizik
metafiziksel bir iyiyi tartamaz. O ilimdir ki 19 yaşında ölümü de ayrılığı da
tarttırır adama; hatta elli dirhem de fazla gelir ayrılık.
https://www.facebook.com/sesibuzusesice/videos/1947224068658540/







0 Cevap